Medine

 

ÖZDEMİRLER ARTUR TURİZM

ÖZDEMİRLER ARTUR TURİZM / KIRKAĞAÇ – MANİSA

MEDİNE ZİYARET YERLERİ

 

1- KUBA MESCİDİ: Peygamberimiz Hz. Muhammed, Mekke’den Medine’ye hicretleri esnasında, Medine’ye 5 km. mesafede bulunan Kuba’da 14 gün kalmıştı. Bu süre içinde Peygamberimiz orada bir mescid inşa etti ve burada namaz kıldı. Kur’an-ı Kerim’de takva üzere yapıldığı bildirilen ve İslâm âleminde cemaatle namaz kılınmak için yapılan ilk mescid budur.Kuba Mescidini ziyaret etmek ve burada iki veya dört rekat namaz kılmak müstehaptır. Bu mescidin ziyareti ile ilgili olarak Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: “Kim evinde güzelce temizlenip abdest aldıktan sonra, başka maksatla değil de sadece namaz kılmak için Kuba Mescidine giderse umre sevabı alır.”Hz. Peygamber sağlığında, Cumartesi günleri Kuba Mescidini ziyaret eder ve burada namaz kılardı.

2- MESCİD-İ CUMA: Hz. peygamber hicret esnasında Kuba’dan Medine’ye Cuma günü hareket etti öğle vakti gelince Cuma namazı burada kılındı Medine-Kuba yolu üzerinde olan bu yere Hz. Peygamber tarafından Mescid-i Cuma adı verilen büyük bir Mescid yapılmıştır.

3- MESCİD-İ KIBLETEYN: İslam’ın ilk yıllarında namazlar, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz Kıble’nin Kâbe olmasını, yani namazların Kâbe’ye dönülerek kılınmasını çok arzu ediyor ve bu konuda Allah’tan gelecek emri bekliyordu. Hicretten 18 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü (Berat Kandilinde) Hz. Peygamber, Seleme oğulları mahallesinde öğle veya ikindi namazının farzını kıldırdığı esnada, ikinci rekatın sonunda aşağıdaki âyet-i kerime indi:  “… Seni elbette, hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru dön. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız olun, (namazda) oraya doğru dönün.” Bunun üzerine Hz. Peygamber, namazı bozmadan hemen Kâbe istikametine döndü, cemaat de saflarıyla birlikte döndüler. Böylece Kudüs’e doğru başlanan namazın son iki rekatı Kâbe’ye yönelinerek tamamlandı. İşte bu bakımdan bu mescide Mescid-i Kıbleteyn (İki Kıbleli Mescid) denir. Bu mescidin yerinde şimdi büyük bir cami yapılmıştır. Bu camii ziyaret edilerek iki veya dört rekat Tahiyyet’ül-Mescid namazı kılınması ve dua edilmesi güzel olur.

4- CENNET ‘ÜL BAKİ: Mescid-i Nebî’nin doğu tarafında bulunan Baki Mezarlığını ziyaret etmek müstehaptır. Peygamber Efendimizi görme şerefine nail olan, sesini duyan, onunla namaz kılan ve İslâmiyet uğrunda hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen on bin civarında sahabi bu mezarlığa defnedilmiştir. Üçüncü halife Hz Osman, Hz.Aişe, Hz. Peygamberin amcası Hz.Abbas, halası Hz. Safiye, en küçük oğlu Hz.İbrahim, kızları Hz. Rukiye, Hz. Ümmügülsüm ve Hz. Fatıma torunu Hz. Hasan, sütkardeşi Osman B.Maz’un, Sad b. Ebi Vakkas gibi sahabe ile İmam-ı Malik gibi Tabiundan bir çok büyük zevat burada bulunmaktadır.Peygamber Efendimiz zaman zaman Baki Mezarlığını ziyaret eder ve orada medfun bulunan mü’minler için dua ederdi.

5- UHUD DAĞI VE ŞEHİDLİĞİ:  Uhud, Medine’nin 5 km. kadar kuzeyinde bir dağın adıdır. Hz.Harun Peygamberin burada gömülü olması ayrı bir kıymet kazandırmaktadır. Hicretin üçüncü yılında (M.625) Müslümanlarla müşrikler arasında burada yapılan savaşta, Ashab-ı kiramdan 70 kişi şehit olmuş ve buraya defnedilmişlerdir. Peygamberimizin amcası ve şehitlerin efendisi Hz. Hamza da bunlar arasındadır.Hz. Peygamber, her yıl Uhud şehitlerini ziyaret eder ve onlara dua ederdi. Uhud şehitlerini ziyaret etmek de müstehaptır.

6- MESCİD-İ SEB’A:  Hendek savaşının yapıldığı bölgede bir birine yakın küçük küçük yedi mescid bulunmaktadır. Bunlara ” Yedi Mescidler” denir. Medine’ye gelenler tarafından buraların da ziyaret edilmesi âdet haline gelmiştir.

7- MESCİD-İ NEBÎ’Yİ VE HZ. PEYGAMBERİN KABRİNİ ZİYARET:  Medine-i Münevvere, İslam nurunun yeryüzüne yayıldığı Peygamber şehridir. Her karışı, İslam’ın aydınlığını insanlığa ulaştıran Allah Rasûlünün ve Sahabenin hatıralarıyla doludur. İslam’ın güzelliğini insanlara ulaştırabilmek için Peygamber Efendimiz buraya hicret etmiş, İslâm devleti burada kurulmuş, İslâm’ın mesajı insanlığa buradan ulaşmıştır.Rasulüllah İslâm’ı tebliğ görevini tamamladıktan sonra burada vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Böylece Medine, Allah’ın en sevgili kulunu ve insanlığın gelmiş geçmiş en büyük önderini bağrında taşıma şerefini elde etmiştir. Vefatından sonra kendisini ziyaret edenler hakkında Peygamberimizin: “Beni vefatımdan sonra ziyaret eden sağlığımda ziyaret etmiş gibidir.” “Kabrimi ziyaret eden şefaatimi hak eder.“Kalbinde beni ziyaretten başka hiçbir düşünce olmaksızın kim beni ziyarete gelirse, Kıyamet gününde şefaatimi hak etmiş olur.” buyurduğu rivayet edilmektedir.  Mescid-i Nebî’nin içinde namaz kılmak çok sevaptır. Hz. Peygamber burada kılınan namazın sevabı hakkında şöyle buyurmuştur: “Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında, diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir. “Ravza-i Mutahhara”, Hz. Peygamberin kabri ile minberi arasında kalan kısımdır. Hz. Peygamber çoğu zaman namazlarını burada kılardı. Burası hakkında Hz. Peygamber: “Evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir.” buyurmuştur.

Peygamber (sav)Efendimizi Ziyaret Ederken ve Selamlama:

“Es-Selâmu aleyke yâ Rasûlallah Es-Selâmu aleyke yâ Habîballah Es-Selâmu aleyke yâ Nebiyyallah Es-Selâmu aleyke yâ Hayre Halkillah Es-Selâmu aleyke yâ Hâteme’n-Nebiyyîn Es-Selâmu aleyke yâ Seyyide’l-Mürselîn”